ABD Başkanı Donald Trump, ticaret savaşını resmen başlattığı yeni gümrük vergileri kararlarının ardından Trump'ın, ABD'nin yaklaşık 80 yıllık küreselleşme arzusuna son vermiş olabilir.
The Washington Post gazetesinde yer alan habere göre, Trump'ın tarife kararları, ABD'yi zengin ve güçlü kılan sistemin terk edilmesine ve hem dost hem de düşmanlara karşı kumar oynanmasına neden oldu.
TABUTA ÇAKILMIŞ 'SON ÇİVİ'
Dünya Bankası'nın eski baş ekonomisti ve Harvard Üniversitesi Profesörü Carmen Reinhart, "Bu tarihi bir an. Geri adım atılsa da yumuşatılmaya başlansa da küreselleşmenin tabutuna çakılmış bir çivi" değerlendirmesinde bulundu.
2. Dünya Savaşı'nın sonundan Trump'ın 2016'daki ilk başkanlık dönemine kadar ABD liderleri, küreselleşme çabaları kapsamında ticaret, yatırım ve finansın önündeki engelleri azaltmak için öncülük etti.
Ancak 1989'da Soğuk Savaş sona erdikten sonra Çin gibi düşük maliyetli üretim yapabilen ülkeler, ABD'deki üretim maliyetinin artmasına sebep oldu.
Trump, 1909 yılından bu yana ABD'nin en yüksek ticaret vergilerini ABD'ye "Altın Çağ" getireceğini savunarak ilan etti. Trump, bu dönemde ABD'ye trilyonlarca dolar yatırım yapılacağını ve "dünyanın en iyisi" olacak fabrikaların çoğalacağını söyledi.
Bu dönemde borsanın yükseleceğini belirten Trump, "Tamamen farklı bir ülke olacağız. Bu dönem işçiler için harika olacak" ifadesini kullandı.
EKONOMİSTLER AYNI FİKİRDE DEĞİL
Finans dünyasından ilk tepki Wall Street'ten geldi. S&P 500 endeksi, yaklaşık %5 düşerek Covid-19 pandemisinin ilk aylarından bu yana en kötü gününü yaşadı.
ABD merkezli yatırım bankası JP Morgan ekonomistleri, tarifeler ve tarifelerin uygulandığı ülkelerden gelebilecek misillemeler nedeniyle bu yıl küresel bir durgunluk yaşanma ihtimali %60'a çıkardı.
ABD'li düşünce kuruluşu Amerikan Girişimcilik Enstitüsü ekonomisti Michael Strain, Trump'ın tarifelerini “Meyvenin mevsimlik olduğu zamanları hatırlayacak kadar yaşlıyım. O dünyaya geri dönmeye de hiç hevesli değilim” sözleriyle yorumladı.
Yatırım danışmanlığı kuruluşu Cohen Group kıdemli danışmanı Craig Allen'a göre, Trump'ın yüksek gümrük vergileri bölgesel ticaret sistemine de yol açabilir.
Allen, “Daha fazla bölgesel ticarete doğru ilerliyoruz ve küreselleşmeden uzaklaşıyoruz. Verimlilikte yüksek kayıplar olacak ancak daha fazla bölgesel entegrasyon hiç de kötü bir şey değil” dedi.
Ekonomistler, iş kayıplarının çoğunlukla ticaretin değil otomasyon sistemlerinin gelişmesinin sorumlu olduğunu söyledi. ABD'deki temel imalat işlerinde çalışan işçiler, şirketlerin fabrikalarını yurtdışına taşıması nedeniyle zarar gördü.
TRUMP'IN EN ETKİLİ SİLAHI
Çin'in 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü'ne girmesi ABD'nin başındaki sorunlar büyüdü.
Ekonomistler David Autor, David Dorn ve Gordon Hanson tarafından yapılan “Çin şoku” adlı araştırmaya göre, 2011 yılına gelindiğinde Çin'den yapılan ithalatın yarattığı rekabet 2,4 milyon Amerikalının işsiz kalmasına neden oldu.
George Mason Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada ise Amerikalıların dörtte üçü Çin ile ticaretten fayda sağladı.
Çin'e karşı tutumunu belirleyen Trump, 2016'da başkanlığa adaylığını koyduğunda, ticaret savaşlarını en etkili silah olarak kullanacağını açıkça dile getirdi.
Trump, maliyetler artsa da ihtiyaç duyulan ürünlerin başkalarından satın alınması yerine ülkede üretilmesinin daha iyi olacağını savundu.
Trump'ın ekibi, "Başkan, kararlarının öneminin farkında ve eleştirilerden rahatsız değil" açıklaması yaptı.